Sadece Gerçekler!…

Anlamlı ifadeler, şiirler, karikatürler

İsmail Kılıçarslan: “Dayatmacı üslup, birbirimize tahammül etmemizi engelliyor!”


Mehmet Akif, Bedir ile Çanakkale’yi neden kıyasladı! [Prof. Dr. Mehmet Çelik]


İslam Birliğinden başka çaremiz yok!!


İzmihlalin mes’uliyetini imana yükleyen bu zavallılar bir asır önceki…

İzmihlalin mes'uliyetini imana yükleyen bu zavallılar“Batı’nın muharref (tahrif edilmiş) Hıristiyanlığa tevcih ettiği tenkitleri kendi dinimiz için de geçerli sandık.

“Hür-endiş(düşünen)”likleriyle övünen nesiller türedi.

“Hür-endiş”ler ananeye düşmandılar, tek mabutları vardı: teceddüt, tek mabetleri: Avrupa. Celal Nuri, Abdullah Cevdet, Baha Tevfik ve Sabahattin Bey v.s. Sözde bir isyandı bu… Taassuba, istibdada karşı zekanın direnişiydi.

İzmihlalin mes’uliyetini imana yükleyen bu zavallılar bir asır önceki Fransız intelijansiyasının kiliseye karşı savaşını tekrarlayan şuursuz birer aktördüler. Zehirli telkinleri mukavemet kalelerini yok etti.”

Cemil Meriç, Bu Ülke, 31.Baskı, İletişim Yayınları, Sayfa: 176-177


Batılılaşma miti eskiyince, yeni bir yalan çıktı sahneye…

Batılılaşma miti eskiyince, yeni bir yalan çıktı sahneyeBatılılaşma miti eskiyince, yeni bir yalan çıktı sahneye… Daha doğrusu, aynı nazenin (şımarık) taze bir makyajla arz-ı endam etti.

Filhakika, intelijansiyamızın şerefine şampanya şişeleri patlattığı bu sözde bakire, tanzimattan beri tanıdığımız “batılılaşma” nın ta kendisi.

“Çağdaşlaşmak” Avrupa’nın yeni bir ihraç metaı, kokain ve LSD gibi… Şuuru felce uğratan bir zehir… “Çağ-dışılık” ithamı, iftiraların en alçakçası, en abesi. Aynı çağda muhtelif çağlar vardır. Çağdaşlaşmak neden Hıristiyan Batı’nın putlarına perestiş (tapınma) olsun?

Bu, kendi derisinden çıkmak, kendi mukaddeslerini inkar etmek ve peşin peşin köleliğe razı olmak değil mi? Biz apayrı bir medeniyetin çocuklarıyız; düşman bir medeniyetin, bambaşka ölçüleri olan, çok daha eski, çok daha asil, çok daha insanca bir medeniyetin.”

Cemil Meriç, Bu Ülke, 31.Baskı, İletişim Yayınları, Sayfa: 99


Görsel

Mustafa Armağan’dan harf-ülke bağlantısı cevabı!

Mustafa Armağan'dan harf-ülke bağlantısı cevabı!


Yalana doymayan utanmaz Gezi’ciler! [Ali Karahasanoğu, 22.07.2013]

Yalana doymayan utanmaz Gezi’ciler!

Yalana doymayan utanmaz Gezi’ciler! [Ali Karahasanoğu, 22.07.2013]

Diyorlar ki, “İtalyan fotoğrafcı Mattia Cacciatori hakkında iddianame hazırlanmış.” Hemen arayıp, sormuşlar kendisine, “Ne düşünüyorsunuz” diye.. Mattia’nın cevabı, “Bu şaka mı?” olmuş..

Amaç, “fotoğrafçıya bile dava açıldı. Sistem faşizme kayıyor” izlenimi vermek. Bu haber doğru ise, gazeteci maskeli bu toplum mühendislerine soralım, “Taksim’de tek fotoğraf çeken gazeteci Mattia mıydı? Niye diğerleri için de iddianame hazırlanmadı?” Öyle ya.. Fotoğraf çekmek bu ülkede suç ise, sadece Mattia’ya niye dava açılıyor?
Eğer, yabancı olup da fotoğraf çekenlere soruşturma açılmış deniyorsa, yine soralım: “Tek yabancı fotoğrafçı  Mattia Cacciatori miydi?” Yüzlerce yerli muhabir, onlarca yabancı fotoğrafçı takip etti olayları.. Niye sadece Mattia için soruşturma açılmış?
Polise direnmemiş mi? Göstericilerle birlikte hareket etmemiş mi? Yargı safhasında tüm gerçekleri göreceğiz.. Ama toplum mühendisleri, kamuoyunu çoktan “yalan”larına inandırdılar..

Mattia yalanı gibi, binlerce yalan söylendi.. Şu kısacık zaman diliminde.. Birkaç haftanın içinde..
“Gezi Parkı eylemcilerini, (daha&helliip;)


2. Abdülhamid, Osmanlı Devleti’nin son dönemine damgasını vuran….

2. Abdülhamid, Osmanlı Devleti’nin son dönemine damgasını vuran2. Abdülhamid, Osmanlı Devleti’nin son dönemine damgasını vuran icraatları ile üzerinde en çok konuşulan, tartışılan şahsiyet olmuştur. 34 yıllık saltanatı döneminde Osmanlı Devleti belli bir istikrar içinde varlığını sürdürmüş, modern Türkiye’nin altyapısı oluşturulmuştur. Gelenekle çatışmadan devletin maddî yapısını güçlendirmiş, dış borçları geniş ölçüde tasfiye etmiş, yeni borçlanmalardan uzak durmuş, modern öğretim sistemini kurmuş, meslek okulları açmış, kara ve demiryollarını geliştirmiş, ilgisini bütün dünyaya bilhassa İslâm âlemine yöneltmiştir. İslâm dünyasının seçkinlerini İstanbul’da yetiştirerek aynı dille konuşan yeni bir yönetici sınıfı oluşturmuştur. [D. Mehmet Doğan, 19.06.2013]

Kaynak: http://www.yeniakit.com/abdulhamidden-kizil-sultan-tayyip-erdogandan-diktator-cikarmak-1843yy.htm


Prof. Dr. Mehmet Çelik: “Türkiye’nin istikbali bu nesille karanlıktadır!”


Taksim Partisi [Engin Ardıç, 14.07.2013]

Taksim Partisi [Engin Ardıç, 14.07.2013]Taksim Partisi [Engin Ardıç, 14.07.2013]

Tavuğun bilmemneresi gerçekten de tövbe tutmuyor: Taksim ayaklanmasına katılanların sayısını “iki buçuk milyon” yapmışlar.
Ortalıkta gazeteci diye dolaşan bir çiçek bunu sallıyor, ortalıkta gazete diye satılan bir varak da yazıyor…
“Cumhuriyet mitingleri” fiyaskosundan hiç ders almamışlar. Hatırlarsanız beş yüz bin kişiyi şişire şişire beş milyon yapmışlar, seçimden sonra da devekuşu ordusunun komutanı gibi “nereye gitti bunlar yahu” diye şaşırmışlardı.
Eh, iki buçuk milyon kişi de devrim başlatır hani… Devrim demek geliyor içimden, buna devrim diyebilir miyiz?
Ay vallahi diyebiliriz…
Fakat partiyi sandıkta iktidara getirir mi? İki buçuk (daha&helliip;)


Taksim esnafı: “Yeter Artık!”


Cemil Meriç: “Yıllarca uyutulduk. Kitaplar deccalı tanrı gösterdiler…”

Yıllarca uyutulduk. Kitaplar deccalı tanrı gösterdilerBir demokrasi düşünün ki, kendisine aydın payesi verilen şamar oğlanları alfabenin harfleri hakkında konuşmak hakkından mahrum. Sözde laik bir cumhuriyette en kenef, en âdi mefhum ve nesneler mukaddes. Latin alfabesi kuduz bir köpek gibi dile musallat edildi. Üniversite o zamanki ve bu zamanki üniversite şuur ve haysiyetinden iğdiş edildiğinin farkında değil. Bir alay çizmeli sarhoş, memleketin gönlü ve göğsü üzerinde tepindiler. Hepimiz suç ortağıyız. Yıllarca uyutulduk. Kitaplar deccalı tanrı gösterdiler. Bütün şereflerimizden utanır olduk. Ne hürriyet, ne kalkınma, ne maddede zafer, ne manada fetih. Rezil bir tahrip… Her güzeli, her şerefi, her mukaddesi… Hiçbir müstemleke, kıymetlerinin âdet bezinden daha hakir görüldüğünü bu zavallı memleket kadar ürpermeden, isyan etmeden müşahade etmek bedbahtlığına uğramamıştır. Radyomuz kasaba kerhanelerine utanç verecek hırıltı ve zırıltılarla dolu. Türkçe her gün katlediliyor. Ya zavallı musikimiz?

Cemil Meriç, Jurnal C. I. İletişim Yayınları. s.399

 


Bizim Lâ makamımız ayrı, Lâ kararımız ayrı…

Bizim Lâ makamımız ayrı, Lâ kararımız ayrı…
Senin Lâ makamın İk ile biter, Bizim Lâ makamımız İlahe İllallah… [İlhami Atmaca, 13.07.2013]

Bizim Lâ makamımız ayrı, Lâ kararımız ayrı...


mustafa kemal’in askerleriyiz diyenlere malcom x den….

“mustafa kemal’in askerleriyiz” diye çığıran militarizm heveslilerine: “Hazır ol” da değildik, rahat da durmayacağız” Malcolm X [Senai Demirci, 08.07.2013]

mustafa kemal'in askerleriyiz diyenlere malcom x den


Bu ülkede 2001 yılında anneler çocuklarına süt alamıyor diye…


Hiçbir ülkenin eşine rastlamadığı bir Vandalizme inkılâp adı verilir: Dil inkılâbı.

Hiçbir ülkenin eşine rastlamadığı bir Vandalizme inkılâpHiçbir ülkenin eşine rastlamadığı bir Vandalizme inkılâp adı verilir: Dil inkılâbı. Bu aşırı tasfiyecilik çıkmaza saplanınca sahneye yeni bir nazariye çıkarılır: Güneş Dil Teorisi. Bu dahiyane buluş, intelijansiyanın namusunu kurtarır. Türkçe bütün dillerinin anası olduğuna göre özleştirmeye ne lüzum var… ama bir kere ok yaydan fırlamıştır. İntelijansiya ebedi şef’in ölümünden sonra büsbütün gemi azıya alır. Dil devrimi politikanın emrindedir artık. Ona dil uzatmak, devlete karşı koymaktır. Aydının tek hürriyeti vardır: dili tahrip. Mektepler, nesillerin hafızasını nesebi gayr-i sahih ‘tilcik’lerle doldurur. Güdümlü basın bu yıkıcılığa alkış tutar”

Kaynak: Cemil Meriç, Mağaradakiler, Ötüken Yayınları, İstanbul, 1978, s. 24


Onlar kaygılıydı bunlar da şaşkın

Onlar kaygılıydı bunlar da şaşkınOnlar kaygılıydı bunlar da şaşkın

Gezi Parkı eylemlerine destek veren ve aralarında olaylarda da yer alan 100′e yakın sanatçının gazetelere tam sayfa verdiği ‘Kaygılıyız’ ilanına halktan bu oyunu boşa çıkarırcasına bir cevap geldi.

Gezi Parkı olaylarına destek vererek adeta dış güçlere, sermaye ve faiz lobisine piyonluk yapan sanatçılara halkın cevabı olarak hazırlanan ilanda şu çağrı yer aldı:

“Türkiye hükümetini demokrasi dışı müdahalelerle devirmeye çalışanları anlamayacak kadar basiretsizleşmiş, ülkesine bu kadar yabancılaşmış sanatçılardan kaygılıyız.”

 

İşte o ilan: (daha&helliip;)


Ergenekon savcısı, Gezi için soruşturma başlattı

Ergenekon savcısı, Gezi için soruşturma başlattıErgenekon savcısı, Gezi için soruşturma başlattı

Taksim Gezi Parkı’nda başlayan olaylar Türkiye gündemini günlerce meşgul etti ve yankıları da halen devam ediyor. Yapılan eylem sonrası başlatılan soruşturmalarda Beşiktaş’ın ünlü taraftar grubu Çarşı, ESP ve MLKP gruplarından pek çok isim gözaltına alındı ve bazıları tutuklandı. Kamuoyunun yakından takip ettiği bu soruşturmanın dışında bir de büyük bir gizlilikle yürütülen başka bir soruşturma daha başlatıldı. Terörle Mücadele soruşturmalarına bakmakla görevli Ergenekon ve Dink soruşturmalarını yürüten savcı Muammer Akkaş tarafından yürütülen soruşturmaya konu olanlar ise, “Gezi eylemlerine katılmayan ancak organize ettiği iddia edilen kişi ve kurumlar” oldu.

Borsa hareketleri takipte

Savcılığın elinde bu yönde (daha&helliip;)


Gezi Parkı! Yalanlar, Yabancı Provokatörler!


Uzaylılar dünyayı işgal etse yan yana düşülmemesi gereken insanlar… [Yıldıray OĞUR]

Yıldıray OĞUR, Altın buzağıya dönüş, alıntı!Bırakın polis şiddetini, Erdoğan’ın otoriterizmini (!), uzaylılar dünyayı işgal etse yan yana düşülmemesi gereken insanlarla yan yana düşenleri gördük.

Mustafa Kemal’in Askerleri ile, ırkçı Türk Solu dergisiyle, TGB’yle, AKP’yi Yahudi asıllı şeriatçıların kurup, Kürtçü CIA ajanlarının desteklendiğini düşünen TC. profilli Beyaz yakalılarla, Kemalist konfederasyon bayraklı teyzelerle, Paris Komünü dönem filmi çekiyor tadındaki Türk solcularla, kendi yaşam tarzları dışında hiçbir şeyin bugüne kadar endişelendirmeyi başaramadığı endişeli modernlerle sokak sokak cadde cadde, barikatlardan direnenler, direnemese de direnenlere kızgın yağlar taşıyanları gördük. [Yıldıray OĞUR, 30.06.2013, Altın buzağıya dönüş]

Kaynak: http://duzceyerelhaber.com/yildiray-ogur/16706-altin-buzagiya-donus s


Şimdi siz ağlayın biz gülelim’ demiyoruz….

‘90 yıllık cumhuriyet tarihinin 80 yılı biz ağladık siz güldünüz. Şimdi siz ağlayın biz gülelim’ demiyoruz. ‘Birlikte gülelim’ diye hala dua ediyoruz. Duaların taşlardan daha güçlü olduğunu bilmeyenler, ne demek istediğimi anlamazlar… [Sait Çamlıca, 10.06.2013]

Kaynak: http://www.saitcamlica.com/biz-hep-sessizce-agladik-diye 

 

 


Medeniyeti kıyafet devrimi yapmak sananlar…

Medeniyeti kıyafet devrimi yapmak sananlar, ağaçların köklerini değil yapraklarını korurlar. [Sait Çamlıca, 20.06.2013]

tweet


Şapka kanunu ile kafa yapısını değiştirebileceğini sananların torunları…

Şapka kanunu ile kafa yapısını değiştirebileceğini sananların torunları, üç ağaç bahanesiyle koca çınarları devirebileceklerini sandılar.. [Sait Çamlıca, 30.06.2013]

tweet


Haşmet Babaoğlu: “Kaygılılar, İslamofobik ve ayrımcı”

Kaygılılar İslamofobik ve ayrımcıKaygılıymışlar… İlan ettiler.

Hak veriyorum. Ben de kaygılıyım. Ama, ilan metninde adı geçenlerin bazılarını tanıyorum.

Fobikler! İslamofobik, ayrımcı, ulusalcı…

Bir çoğu toplumun belli bir kesimine karşı yarı açık, yarı örtülü nefret besliyor.

Hani sormak istiyorum; “Kaygı” bambaşka bir şey değil mi arkadaşlar?

***Haşmet Babaoğlu, 30.06.2013***

Kaynak: http://www.sabah.com.tr/Yazarlar/babaoglu/2013/06/30/pazar-notlari-kaygi


Takip Et

Her yeni yazı için posta kutunuza gönderim alın.

Diğer 66 takipçiye katılın